MONOLITH LAW OFFICE+81-3-6262-3248Hafta içi 10:00-18:00 JST [English Only]

MONOLITH LAW MAGAZINE

IT

Programlarla İlgili Telif Hakkı İhlali Sorunları Nelerdir?

IT

Programlarla İlgili Telif Hakkı İhlali Sorunları Nelerdir?

“Telif hakkı sorunları” denildiğinde, birçok kişi ilk olarak tasarımcıların logo tasarımları veya karakter tasarımlarının çalınması gibi konuları düşünebilir. Ancak, aslında mühendislerin yazdığı kodlar da hukuken “telif hakkı eseri” olarak kabul edilir ve telif hakkı tanınır.

Yine de, mühendis ve programcıların işi, bir gecede özgünlük sergileyebilecekleri bir durum olmadığı için, başkalarının düşünüp oluşturduğu kodlardan çok şey öğrenerek, kendileri de üretken bir çıktı sağlayabilirler.

Bu makalede, program ve kaynak kodlarına “telif hakkı eseri” olarak bakıldığında, “referans almak” ile “çalmak” arasındaki çizginin nasıl çizilebileceğini açıklıyoruz.

Sistem Geliştirme ve Telif Hakkı Yasası Arasındaki İlişki Nasıldır?

Telif Hakkı Yasası Ne Korur ve Ne Korumaz?

Peki, telif hakkı yasası nedir ve ne için vardır? Aslında, bu sorunun cevabı da telif hakkı yasasının içinde belirtilmiştir. Telif Hakkı Yasası’nın ilk maddesinde, kendi varlık amacı olarak aşağıdaki içerik belirtilmiştir. (Altı çizili bölüm yazar tarafından eklenmiştir.)

Madde 1 – Bu yasa, eserlerin yanı sıra canlı performanslar, kayıtlar, yayınlar ve kablolu yayınlarla ilgili olarak eser sahibinin haklarını ve bunlara bitişik hakları belirler, bu kültürel ürünlerin adil kullanımını gözetirken, eser sahibinin haklarını korumayı amaçlar ve böylece kültürün gelişimine katkıda bulunmayı hedefler.

Telif Hakkı Yasası Madde 1

Yani, bir eser sahibi olarak bireyin haklarını korurken, bunu nasıl toplumun genel çıkarına bağlayacağımızı ve genel olarak işlerin uyumunu nasıl sağlayacağımızı sorun olarak ele alır.

Ayrıca, yasal telif hakkının neyi kapsadığına dair bir konuşma yapılırsa, aşağıda alıntılanan 10. madde 1. fıkrada bir örnek verilmiştir.

Bu yasada belirtilen eserlerin bir örneği genellikle aşağıdaki gibidir.

1. Romanlar, senaryolar, tezler, konuşmalar ve diğer dil eserleri
2. Müzik eserleri
3. Dans veya pantomim eserleri
4. Resimler, gravürler, heykeller ve diğer güzel sanat eserleri
5. Mimarlık eserleri
6. Haritalar veya bilimsel nitelik taşıyan çizimler, diyagramlar, modeller ve diğer şekil eserleri
7. Film eserleri
8. Fotoğraf eserleri
9. Program eserleri

Telif Hakkı Yasası Madde 10 Fıkra 1

Aynı fıkranın 9. maddesinde, “program eserleri” açıkça belirtilmiştir. Yani, kaynak koduna da telif hakkı yasası uygulanır. Bunlar sadece “örnekler” olduğu için, burada belirtilenlerin yalnızca bu yasanın uygulama alanı olduğu anlamına gelmez. Ancak en azından programın kesinlikle bu yasanın kapsamında olduğu açıktır.

Telif hakkının tanındığı gerçeğinin gerçek anlamı, bir program bağlamında mümkün olduğunca açık bir şekilde açıklanırsa, çoğaltma (aynı yasa 21. madde) veya internet üzerinden dağıtım olan halka açık iletim (aynı yasa 23. madde 1. fıkra), devir (aynı yasa 27. madde) gibi konular hakkında, belirli bir hak sahibi yalnızca eserini özel olarak kullanabilir. Ayrıca, telif hakkı ihlal edildiğinde, hak sahibi, sivil tedbirler olarak, durdurma (Telif Hakkı Yasası 112. madde 1. fıkra) veya haksız fiil sorumluluğuna dayalı tazminat talebi (Medeni Kanun 709. madde) talep edebilir.

Ancak, daha önce belirtildiği gibi, telif hakkı yasası, hak sahibinin korunması ve toplumun genel çıkarı bakımından iki değerin dengesini sağlamayı amaçlayan bir hukuk alanıdır. Bu durumda, sadece hakların geçerli olduğu durumlar değil, aynı zamanda “telif hakkının geçerli olmadığı durumlar” hakkında da bilgi sahibi olmalıyız.

Örneğin, mevcut bir programla ilgili olarak, programın telif hakkına sahip olmayan bir kişi, yalnızca bir kullanıcı olarak, programı çalıştırdığında, prensip olarak, telif hakkı ihlali olmaz (Telif Hakkı Yasası 47. madde 8). Ayrıca, özel kullanım olarak kabul edilen kapsam içinde ise, çoğaltma veya uyarlamayı yapmak yasadışı olmaz (Telif Hakkı Yasası 47. madde 3).

Hak sahibinin durumunun korunmasının elbette önemli olduğu bir durumda, başkalarının yaratıcı çalışmalarından ilham alarak yeni yaratıcı çalışmalar üretme, bu tür birikimlerin tam da “kültür” olduğunu söyleyebiliriz. “Çalmak” ve “referans almak” arasındaki farkın ne olduğu sorununu temel alarak, bu hukuk alanının gelişmeye devam ettiğini söyleyebiliriz.

Sistem Geliştirme Hukukunda, Neden Telif Hakkı Yasası Önemlidir?

IT sistemlerinin geliştirilmesi veya programların uygulanması gibi işlerde bile, telif hakkı ihlali iddialarının tartışıldığı durumlar geçmişte gerçekten yaşanmıştır. Bu, “çok benzer” iki program arasında, birinin “sadece referans alındığı” mı yoksa “orijinal programın çalındığı” mı olduğu gibi tartışmalardır. Örneğin, bir sistem geliştirme şirketinde çalışan bir çalışanın, bağımsız hale geldikten sonra “çok benzer” başka bir programı uygulayıp ürünleştirdiğini düşünelim. Bu durumda, eski işveren olan tedarikçi şirketin hak iddia etmesi gibi sorunlar tamamen olasıdır.

Bu tür çatışmaların olabileceği gerçeği, sadece “çalınan” taraf için değil, aynı zamanda “çalıntı” suçlamalarıyla karşı karşıya olan taraf için de ciddi bir risk içerir. Bu durumda en büyük risk, durdurma talebinin müzakerelerde belirtilebilmesidir.

“Telif hakkı”nın “güçlü bir hak” olduğunun en büyük nedeni, sözde “durdurma talebi” hakkının kabul edilmiş olmasıdır.

Yazarlar, telif hakkı sahipleri, yayın hakkı sahipleri, performans sanatçıları veya telif hakkı yan hakları sahipleri, haklarını ihlal eden veya ihlal etme riski olan kişilere karşı, bu ihlalin durdurulması veya önlenmesini talep edebilirler.

Japon Telif Hakkı Yasası Madde 112

Telif hakkı ihlali mağdurları, ihlalde bulunan kişilere karşı “durdurma” talep edebilirler. Yani, örneğin, şu anda çalışan bir sunucu tarafı programının telif hakkı ihlaline tabi olduğu durumda, bu sunucunun durdurulması, yani hizmetin durdurulması talep edilebilir.

Şu anda kar elde eden bu hizmet hakkında, “Kullanımı durdurmamak karşılığında, kullanım ücretinin ödenmesini istiyorum” gibi bir müzakere önerisi getirildiğini düşünelim. Bu durumda, telif hakkı ihlaline karşı “zayıf” bir durumda olmanın sonucu olarak, piyasa fiyatıyla ilgisi olmayan bir fiyat müzakeresi önerisiyle karşılaşma riskiniz vardır. Özellikle kötü niyetli olmayan ve korsan bir versiyon oluşturmayı düşünmeyen mühendisler bile, telif hakkı konusunda dikkatsiz olmanın, bu anlamda bir anlamda “tehlikeli” olabileceğini unutmamalıdır.

Bir Programın Ne Kadar Benzer Olması Telif Hakkı İhlali Olur?

Peki gerçekte, telif hakkı ihlalinin hukuki olarak nasıl belirlendiğini görelim. Geçmişteki dava ve yargı örneklerine dayanarak inceleyelim.

Telif Hakkı İhlali İddiasıyla Karşı Karşıya Kalan Programlarla İlgili Dava ve Yargı Örnekleri

Aşağıda alıntılanan yargı örneğinde, eski bir çalışanın yeni iş yerinde geliştirdiği yazılımın telif hakkı ihlali iddiası ele alınmıştır. Sonuç olarak, telif hakkı ihlali kabul edilmiştir.

Yukarıdaki 35 davacı dosyası ve bunlara karşılık gelen 36 davalı dosyası karşılaştırıldığında, (ortadan kaldırılan) içindeki sarı işaretli bölüm (sarı işaretli bölüm), kaynak kodun tamamen aynı olduğunu gösterir. Ayrıca, yukarıdaki belgelerdeki yeşil işaretli bölüm (yeşil işaretli bölüm), şirket adının değiştirilmesi, değişken adı, form adı vb. farklılıklar olsa da, programın işlevsel olması için, bu adların farklılığının anlamı yoktur ve esasen aynı kaynak kodu olduğu söylenebilir.
Bu sarı işaretli bölüm ve yeşil işaretli bölüm, yukarıdaki davacı dosyaları ve davalı dosyaların çoğunu oluşturur ve bu oran, toplamın %90’ından az değildir.

Tokyo District Court, May 26, 2011 (Heisei 23)

Yukarıdaki karar metni, objektif bir yüksek değer olan eşleşme oranına dayalı bir değerlendirme yaparken, eşleşen bölümün yaratıcı bir bölüm olup olmadığını da inceleyerek, telif hakkı kanununun amacını gözetmeyi hedefleyen bir değerlendirme yapmayı amaçlamaktadır.

Telif Hakkı İhlalini Belirlemek İçin Hukuki Kriterler

Bir programın başka bir programla ilişkisi nedeniyle telif hakkı ihlali olup olmadığını belirlerken, aşağıdaki gibi noktaları kontrol etmek gerekecektir.

Eşleşen (veya benzer) bölümlerin miktarı veya oranı ne kadarlık bir miktarı kapsar?

Bu tür objektif sayısal göstergelere bakıldığında, benzerlik ne kadar yüksek olursa, telif hakkı ihlali o kadar kolay kabul edilir. Eşleşen satır sayısı veya karakter sayısı gibi objektif karşılaştırmalar ve doğrulamalar, geçmiş davalarında da önemli olduğu düşünülmektedir.

Eşleşen (veya benzer) bölümler, ne kadar yaratıcı bir ifade yapabilecek bir yerdir?

Yukarıda belirtilen göstergeler ‘formalite’ olarak kabul edilirse, bu, telif hakkı kanununun anlamını göz önünde bulunduran ‘esas’ olarak kabul edilebilir. Yani, formal olarak eşleşen yerlerde, ‘bu, diğer ifade yöntemlerinin uygulanabileceği bir yer mi?’ bakış açısından da inceleme yapılacaktır. Örneğin, genel amaçlı bir kütüphane veya fonksiyon kullanmanın dışında gerçekçi bir uygulama yöntemi yoksa, bu, yaygın bir ifade yönteminin bireysel olarak benimsendiği olarak kabul edilmelidir.

Ayrıca, sadece ad alanının farklılığı (değişkenler, sabitler, fonksiyon adları vb.) değiştirildiyse, esasen programın benzerliğini azaltan bir şey olduğunu söylemek zordur. Bir programcının yaratıcılığı, bu tür ad alanlarının kullanımında ortaya çıkar.

Ek olarak, bir hata oluştuğu yerin tamamen ‘çalıntı’ olduğunu düşünmeden açıklanamayacak bir yer olduğu durumlar da, telif hakkı ihlalini destekleyen bir faktör olabilir.

Telif Hakkı İhlali Davalarında Dikkat Edilmesi Gerekenler

Aşağıda, bir programın telif hakkı ihlali konusunu mahkemede tartışırken dikkate almanız gereken noktaları düzenledik.

Kod elde edilemiyorsa, kanıtlamanın zor olması muhtemeldir

Daha önce belirttiğimiz gibi, bir programın telif hakkı ihlalini iddia ederken, gerçek kodun karşılaştırılması ve incelenmesi gerekmektedir. Ancak, karşı tarafın kaynak kodunun açıklanmasını reddettiği durumlarda, kanıtların korunması zorlaşabilir. Bu nedenle, telif hakkı ihlali konusunu mahkemede tartışırken, zarar verici olayları nasıl özetleyeceğiniz, geçmiş müzakerelerin kaydını nasıl tutacağınız ve kanıtların korunmasının gerekliliğini nasıl savunacağınız gibi, sözde sivil dava hakkındaki bilgiler de önemli hale gelebilir.

Abstract fikirlere telif hakkı uygulanmaz

Copyright Law Article 10, Clause 3 (Japon Telif Hakkı Yasası Madde 10, Fıkra 3) aşağıdaki gibi bir hüküm içerir:

3 Bu yasanın birinci fıkra dokuzuncu maddesinde belirtilen eserlere verilen koruma, eserin oluşturulması için kullanılan programlama dili, kurallar ve çözüm yöntemlerini kapsamaz. Bu durumda, bu terimlerin anlamı aşağıdaki maddelerde belirtildiği gibidir.
Bir Programlama dili: Programın ifade edilmesi için kullanılan karakterler ve diğer semboller ve bu sembollerin sistemi.
İki Kurallar: Belirli bir programdaki programlama dilinin kullanımı hakkında özel anlaşmalar.
Üç Çözüm yöntemleri: Programdaki elektronik bilgisayara yönelik talimatların kombinasyon yöntemleri.

Telif Hakkı Yasası Madde 10, Fıkra 3

Temelde, bir işlemin nasıl yürütüleceği gibi “prosedürler” veya klasör yapıları gibi “şeylerin çerçevesi veya sorunların düzenlenme şekli” üzerinde telif hakkı uygulanmaz. Bu tür şeyler üzerinde özel mülkiyet hakkı uygulanırsa, telif hakkı yasası “kültürel gelişme”ye katkıda bulunamaz. Programlama dili ve algoritma gibi şeyler, eserlerden ziyade soyut fikirlerdir ve bunlara telif hakkı uygulanmaz. Telif hakkı olmadığından, bu konuda “telif hakkı ihlali” olabileceği düşünülemez. Bu noktayı da bilmekte fayda var.

Özet

IT sektöründe “referans almak” ve “çalmak” arasındaki fark hakkındaki tartışmanın zorluğu, geniş bir bakış açısı ve çok yönlü bir görüş gerektirir. Burada, her iki tarafı da karşılaştırıp doğrulamak için objektif benzerlikleri belirlemeye yönelik bilimsel bir tutum gereklidir. Elbette, telif hakkı kanununun özünü göz önünde bulunduran “yaratıcı olmak ne demektir” gibi tartışmalar da dahil edilir.

Form ve öz, her iki yönü de göz önünde bulundurarak bir argüman oluşturma tutumu, hukukun da belki de tam olarak bu tür alanlara ve sektörlere “kültürel gelişim” değerine katkıda bulunabileceği anlamına gelir.

Managing Attorney: Toki Kawase

The Editor in Chief: Managing Attorney: Toki Kawase

An expert in IT-related legal affairs in Japan who established MONOLITH LAW OFFICE and serves as its managing attorney. Formerly an IT engineer, he has been involved in the management of IT companies. Served as legal counsel to more than 100 companies, ranging from top-tier organizations to seed-stage Startups.

Category: IT

Tag:

Başa dön