MONOLITH LAW OFFICE+81-3-6262-3248Hafta içi 10:00-18:00 JST [English Only]

MONOLITH LAW MAGAZINE

IT

Sistem ve Yazılım Geliştirme Sözleşmelerinde Uygun Olmayan Sorumluluk Nedir? Değişiklik Noktalarını Açıklıyoruz

IT

Sistem ve Yazılım Geliştirme Sözleşmelerinde Uygun Olmayan Sorumluluk Nedir? Değişiklik Noktalarını Açıklıyoruz

Sipariş verdiğiniz bir sistemin teslimatından sonra bir hata oluşursa, hukuki olarak nasıl bir yol izlemeniz gerektiğini hiç merak ettiniz mi?

Kullanımı zor, işlem hızı yavaş, sipariş edilen özelliklerin eksik olması gibi sistem sorunlarıyla karşılaştığınızda, sipariş veren olarak, sistem geliştiren tedarikçiye ‘Sözleşme Uygunluğu Sorumluluğu’nu sorgulamanız gerekecektir.

‘Sözleşme Uygunluğu Sorumluluğu’, 2017 yılında (Japon Hukuku’nda 2017 yılı Heisei 29 yılına denk gelir) yapılan Sivil Kanun değişikliği ile kaldırılan ‘Kusur Garanti Sorumluluğu’ yerine yeni olarak oluşturulmuştur. Bu nedenle, bu değişikliğin sistem ve yazılım geliştirmeye nasıl bir etkisi olacağına dikkat etmek gerekmektedir.

Teslimat sonrası sıkça karşılaşılan sorunlar. Bu tür sorunları önlemek için, ‘Sözleşme Uygunluğu Sorumluluğu’nun içeriği ve değişikliğin etkilerini açıklıyoruz.

Sözleşme Uyumsuzluk Sorumluluğu Hakkında Medeni Kanun Değişiklikleri

2 Haziran 2017’de (Heisei 29 yılı) kabul edilen ‘Medeni Kanun’un bir kısmını değiştiren yasa’, 1 Nisan 2020’den itibaren yürürlüğe girdi.

Medeni Kanun içinde, sözleşmelerle ilgili en temel kuralların belirlendiği bölüm ‘Borçlar Hukuku’ olarak adlandırılır.

Borçlar Hukuku hakkında 1896’da (Meiji 29 yılı) yapılan düzenlemeden bu yana, yaklaşık 120 yıl boyunca neredeyse hiçbir gözden geçirme yapılmamıştı.

Bu nedenle, mevcut topluma uyum sağlamak için bu sefer büyük ölçüde bir gözden geçirme yapıldı.

Özel değişiklik noktaları çok çeşitlidir, ancak bunlar arasında, sözleşme uyumsuzluk sorumluluğu kavramının yeni oluşturulması, ana değişiklik noktalarından biridir.

Bu sayede, ‘Kusur Garanti Sorumluluğu’ olarak adlandırılan şey ‘Sözleşme Uyumsuzluk Sorumluluğu’na dönüştü.

Sözleşme Uyumsuzluğu Nedir

“Sözleşme uyumsuzluğu”, tarafların anlaşması veya sözleşmenin amacı ve doğası göz önünde bulundurulduğunda, aslında olması gereken işlev, kalite, performans ve durumun sağlanmadığı durumu ifade eder.

Bu “sözleşme uyumsuzluğu”, Medeni Kanun’un değiştirilmesiyle geleneksel “kusur” yerine getirildi.

Sistem veya yazılım geliştirme durumunda, tamamlanan sistemin önceden belirlenen özelliklere uymaması veya sistemin veya yazılımın doğası göz önünde bulundurulduğunda normalde sahip olması gereken işlev veya performansa sahip olmaması durumu “sözleşme uyumsuzluğu” olarak kabul edilir.

“Sözleşme uyumsuzluğu”nun var olup olmadığını belirlerken, tarafların anlaşması ve sözleşmenin amacı ve doğası önemlidir.

Bu nedenle, sistem veya yazılım geliştirmenin amacı ve sipariş geçmişi gibi konuların yazılı olarak belgelenmesi ve sipariş verenin hangi talepleri ve beklentileri olduğunun açıklığa kavuşturulması önemlidir.

Yazılım Hatalarının “Sözleşme Uyumsuzluğu”na Uygun Olduğu Durumlar

Yazılımda Sorun Oluşması ve Onarımın Gecikmesi Durumu

Öncelikle, yazılımda önemsiz sayılamayacak bir hata oluştuğunu ve bu hatanın düzeltilmesi için tasarım aşamasına kadar geri dönülmesi gerektiği gibi durumlar düşünülebilir.

Örneğin, entegre edilen stok sorgulama sisteminin arama işlemi 30 dakikadan fazla sürerse, müşterilerden gelen sorulara yanıt vermek için ayrıca el yazısıyla stok defteri oluşturulması gerektiği durumlar olabilir. Bu tür bir durum, mevcut “sözleşme uyumsuzluğu”na denk gelen “kusur” olarak kabul edilmiştir (Tokyo District Court, 22 Nisan 2002 (Hepsi 14)).

Hataların Ardışık Olarak Ortaya Çıktığı Durumlar

Ayrıca, her bir hata küçük olsa ve düzeltme için çok fazla zaman almasa bile, defalarca hata oluşabilir ve tüm hataları düzeltip sistemi normal şekilde çalıştırmak için uzun zaman gerekebilir.

Örneğin, entegre edilen stok sorgulama sisteminde defalarca hata oluşursa, gelecekte ne kadar hata oluşacağı ve düzeltmenin ne kadar süreceği belirsizse ve sistem kullanılarak normal işlemler gerçekleştirilemiyorsa, bu durum “sözleşme uyumsuzluğu” olarak kabul edilebilir.

Yazılım Hatalarının “Sözleşme Uyumsuzluğu”na Uymadığı Durumlar

Gecikme olmadan tamir edildiği ya da alternatif önlemler alındığı durumlar

Mahkeme kararlarında, kullanıcılardan hata veya diğer sorunlar bildirildiğinde, gecikme olmadan onarıldığı veya kullanıcıyla görüşülerek uygun alternatif önlemler alındığı durumlarda, bu durumların “kusur” olarak kabul edilmediği belirtilmiştir (Tokyo District Court, 18 Şubat 1997 (Heisei 9)).

Sistem veya yazılım geliştirmede, hataların tamamen önlenmesi mümkün olmadığından, belirli hataların oluşması kaçınılmazdır.

Bu nedenle, bir hata olduğunda bile, gecikme olmadan onarım gibi önlemler alınıyorsa, bu durum “kusur” olarak kabul edilmemelidir.

Bu, mevcut “Sözleşme Uyumsuzluğu” durumunda da aynı şekilde düşünülebilir.

Burada “gecikme olmadan” gibi ifadelerin temelini oluşturan şey, sistem geliştirme sürecinde oluşturulan toplantı tutanakları ve diğer kanıtlardır.

Bu konudaki önemli noktalar aşağıdaki makalede ayrıntılı olarak açıklanmıştır.

https://monolith.law/corporate/the-minutes-in-system-development[ja]

Belirli bir kişi işlem yöntemini kolayca anlayamadığı durumlar

Kullanılabilirlik ve kullanım kolaylığı konusunda, subjektif faktörler büyük rol oynar. Genel kullanıcıları temel alarak, kullanılamayacak durumda olduğunda “Sözleşme Uyumsuzluğu” olarak değerlendirilir.

Belirli bir kişi işlem yöntemini kolayca anlayamadığı durumlar tek başına, “Sözleşme Uyumsuzluğu” olarak kabul edilemez.

Yazılım geliştiricinin işi dışındaki nedenlerle hata oluştuğu durumlar

Sistem veya yazılım geliştiren bir yazılım geliştiricinin geliştirme işleriyle ilgisi olmayan nedenlerden dolayı bir hata oluştuğunda, bu sistem veya yazılımın “Sözleşme Uyumsuzluğu” olduğu söylenemez.

Örneğin, yazılım geliştiricinin temin etmediği donanım sorunları nedeniyle bir hata oluştuğunda, bu durum “Sözleşme Uyumsuzluğu” olarak değerlendirilmez.

[Ek Bilgi] Kullanıcının talimatı nedeniyle hata oluştuğu durumlar

Kullanıcının yanlış talimatı nedeniyle, tamamlanan sistem veya yazılımda bir hata oluştuğunda, sistem vb.’de “Sözleşme Uyumsuzluğu” olduğu kabul edilse bile, yazılım geliştirici genellikle Sözleşme Uyumsuzluğu sorumluluğunu üstlenmez.

Örneğin, işletme sistemi geliştirme sırasında, sadece kullanıcının bilgi sahibi olabileceği durumlar hakkında yanlış bir açıklama yapıldığından, bu yanlış bilgiye dayanarak anlaşılan özelliklere göre geliştirilen yazılımda bir hata oluştuğunda, yazılım geliştiricinin hiçbir sorumluluğu oluşmaz.

Bu tür kararların arkasında, yazılım geliştirmede sipariş veren kullanıcının da “işbirliği yükümlülüğü” olduğu düşüncesi bulunmaktadır. Detaylar için aşağıdaki makaleye bakınız.

https://monolith.law/corporate/user-obligatory-cooporation[ja]

Sözleşme Uyumsuzluğu Sorumluluğuna Dayanarak İnşaat Sahibi / Alıcının Talep Edebileceği Hususlar

Burada, sistem ve yazılım geliştirme ile ilgili sözleşme uyumsuzluğu sorumluluğunun içeriğini, değişikliklerle birlikte açıklıyoruz.

Düzeltme Talebi

Bir hata, sözleşme uyumsuzluğu olarak değerlendirilirse, sipariş veren tarafından bir düzeltme talebi yapılabilir.

Değişiklik öncesi, sorun olan kusur önemsiz ve düzeltme için aşırı maliyet gerektiriyorsa, düzeltme talebinde bulunamazdınız. Ancak bu sınırlama değişiklikle kaldırıldı.

Yine de, değişiklik sonrası da, “sözleşme uyumsuzluğu önemsiz ve düzeltme aşırı maliyet gerektiriyorsa”, düzeltme talebi kabul edilmeyebilir.

Tazminat Talebi

Hatalı bir sistem veya yazılım nedeniyle, normal iş yapamaz hale gelir veya ekstra maliyetler öderseniz, sipariş veren tarafından bir tazminat talebi yapılabilir.

Değişiklik öncesi, özel bir anlaşma olmadıkça, kusur olup olmadığına bakılmaksızın tazminat talebinde bulunabilirdiniz.

Ancak, değişiklikle, eğer yerine getiren kişinin bir muafiyet sebebi (borçlunun hatasına atfedilemeyen bir sebep) varsa, tazminat talebinde bulunamazsınız.

Bu nedenle, satıcı muafiyet sebebini kanıtlarsa, tazminat sorumluluğunu üstlenmez.

Sözleşmenin Feshi

Sistem veya yazılımın sözleşme uyumsuzluğu nedeniyle, geliştirme sözleşmesi feshedilebilir.

Daha önce tanıtılan bir dava örneğinde, stok sorgulama sisteminin arama işlemi 30 dakikadan fazla sürdüğü ve işlem süresi çok uzun olduğu için terminalin kullanımı mümkün olmadığı gibi diğer sorunlar da ortaya çıktı ve bu nedenle sistemi kullanmayı bırakmak zorunda kaldılar. Bu nedenle, sözleşmenin feshine izin verildi (Tokyo District Court, 22 Nisan 2002 (Gregorian calendar year)).

Değişiklik öncesi, kusurlar nedeniyle “sözleşme amacına ulaşamaz” durumunda, sözleşmeyi feshedebilirdiniz. Ancak bu sınırlama değişiklikle kaldırıldı.

Yine de, değişiklik sonrası da, sözleşme uyumsuzluğunun “hafif” olduğu durumlarda, feshin kabul edilmediğine dikkat etmek önemlidir.

Ücret İndirimi Talebi

Ücret indirimi talep hakkı, değişiklikle yeni olarak kuruldu.

Sistemde bir hata olduğunda ve sipariş veren düzeltme talep etmesine rağmen, makul bir süre geçmesine rağmen düzeltme yapılmazsa, sipariş veren tarafından bir ücret indirimi talebi yapılabilir.

Sorumluluk Süresi

  • Düzeltme Talebi
  • Tazminat Talebi
  • Sözleşmenin Feshi
  • Ücret İndirimi Talebi

Bu hakları kullanabileceğiniz süre sınırlıdır.

Özellikle, sipariş verenin sistem veya yazılımda bir sözleşme uyumsuzluğu olduğunu “öğrendiği tarihten itibaren bir yıl içinde” bu durumu satıcıya bildirdiği durumlarda, hakları kullanabilir.

Değişiklik öncesi, hakların kullanılma süresi, sistemi veya yazılımı “teslim tarihinden itibaren bir yıl içinde” sınırlıydı. Bu nedenle, değişiklikle hakları kullanabileceğiniz süre uzadı.

Ayrıca, bu tür süre sınırlamalarının yanı sıra, sözleşme uyumsuzluğu sorumluluğuna dayanarak kabul edilen yukarıdaki haklar da zamanaşımı hükümlerine tabidir.

Bu nedenle, örneğin, sistem veya yazılımın teslim alındıktan 11 yıl sonra hataların varlığını ilk kez öğrenirseniz, tazminat talep hakkı gibi haklar “on yıl” zamanaşımı süresini aşmış olacağından, sözleşme uyumsuzluğunu “öğrendiği tarihten itibaren bir yıl içinde” bildirip bildirmediğine bakılmaksızın hakları kullanamazsınız.

Ödeme Reddi

Sipariş veren, geliştiricinin düzeltme veya tazminat yapana kadar tüm ücret ödemesini reddedebilir.

Sözleşme Uyumsuzluğunu Dikkate Alan Sözleşme Hükümlerinin Noktaları

Sözleşme uyumsuzluğu sorumluluğu hükümleri isteğe bağlıdır ve taraflar arasındaki özel anlaşmalarla, sorumluluk içeriğini sınırlayabilir veya hakların kullanılma süresini kısaltabilirsiniz.

Bu nedenle, burada sistem ve yazılım geliştirme bağlamında, sözleşme uyumsuzluğu sorumluluğu ile ilgili dikkat edilmesi gereken sözleşme hükümlerini açıklıyoruz.

Nokta 1: Sözleşme Uyumsuzluğunun Hedefi ve Kapsamı

Sistem veya yazılımdan memnun olmayan bir sipariş veren, tedarikçiden sözleşme uyumsuzluğu sorumluluğunu talep etmek isteyebilir.

Ancak, bir tedarikçi olarak, sadece bir özellik olduğu durumlarda bile, hoşlanmadığı için sözleşme uyumsuzluğu sorumluluğunu talep edilmesini kabul etmek mümkün değildir.

Ayrıca, tedarikçi, haksız sözleşme uyumsuzluğu sorumluluğu taleplerine karşı korunmak için teklifini önemli ölçüde artırabilir, bu da sipariş veren için dezavantajlı olabilir.

Bu nedenle, sözleşme uyumsuzluğunun hedefi ve kapsamını belirlemek için, sipariş verenin hangi amaçla ve hangi özelliklere sahip bir sistem kurmak istediğini belgelemek veya özelliklerini kesinlikle yansıtmak önemlidir.

Ayrıca, belgelere göre bir sistem veya yazılım sağladığınızda, belgelerde belirtilen konularla ilgili olarak, herhangi bir uyumsuzluk olmasına rağmen, sözleşme uyumsuzluğu olmayacağını belirtmek de düşünülebilir.

Bu hüküm sayesinde, belgelere göre geliştirdiğiniz halde, sipariş verenin tercihlerine dayanarak sözleşme uyumsuzluğu sorumluluğu talep edilmesini önleyebilirsiniz.

Nokta 2: Garanti Süresinin Belirlenmesi

Sözleşme uyumsuzluğu sorumluluğunun hak kullanım süresi, ürünü “teslim ettiğinizde” değil, sözleşme uyumsuzluğunu “öğrendiğinizde” başlar.

Ayrıca, ayrı bir zamanaşımı uygulanırsa, bu süre en fazla “on yıl” olup, uzun bir süreyi kapsar.

Tedarikçi için, duruma bağlı olarak, “on yıl” gibi uzun bir süre boyunca ücretsiz garanti vermek büyük bir yük olabilir ve bu nedenle teklif aşamasında eklemek zorunda kalabilir.

Ayrıca, bir sipariş veren olarak, sistem veya yazılımın kullanım süresine göre esnek bir garanti süresi belirlemek, maliyetler gibi konularda daha karlı olabilir.

Bu nedenle, sistem içeriğine bağlı olarak garanti süresini esnek bir şekilde belirlemeyi düşünebilirsiniz.

Nokta 3: Sözleşme Uyumsuzluğu Durumunda Nasıl Davranılmalı

Sözleşme uyumsuzluğu durumunda, tazminat talebi veya fesih gibi, medeni hukukta kabul edilen haklardan hangilerinin kullanılabileceğini, taraflar arasındaki anlaşmaya bağlı olarak, kısmen sınırlayabilirsiniz.

Bir sipariş veren olarak, sözleşmede hangi tür sınırlamaların belirtildiğini tam olarak anlamak önemlidir.

Özet: “Sözleşme Uygunluğu Sorumluluğu” İçeren Sözleşme Hazırlama Konusunda Bir Avukata Danışın

Medeni Kanun’daki değişiklikler, sistem ve yazılım geliştirme hukuki ilişkilerini de büyük ölçüde etkilemiştir.

Teslim edilen bir sistemde hata oluştuğunda, bunun “Sözleşme Uygunluğu”na uyup uymadığı ve hangi sorumlulukların sorgulanabileceği konusunda kesin bir şey söylemek mümkün değildir.

Ayrıca, anlaşmazlıkları önlemek için, geliştirme sözleşmesi aşamasında müşteri ve tedarikçi arasında yeterli görüşmelerin yapılması hayati önem taşır.

Sözleşme hazırlama konusunda endişeleri olanlar, lütfen bir uzman avukata danışın.

Managing Attorney: Toki Kawase

The Editor in Chief: Managing Attorney: Toki Kawase

An expert in IT-related legal affairs in Japan who established MONOLITH LAW OFFICE and serves as its managing attorney. Formerly an IT engineer, he has been involved in the management of IT companies. Served as legal counsel to more than 100 companies, ranging from top-tier organizations to seed-stage Startups.

Category: IT

Tag:

Başa dön